tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Şubat 2012 Cuma
Mutluluğun fotoğrafı
Bugün gene başlayan kar ve kararan hava ile bunalan ruhumu bu resim iyileştirdi. Küçük kızın güzelliği, bakışlarındaki gerçek mutluluk, elinde yenmiş hamburgeriyle gerçekten mutluluğu ve huzuru yansıtıyor bence. Uzun bir süre bakakaldım fotoğrafa. Voyage zaten sevdiğim bir tesistir. Balayında Belek'teki tesislerine gitmiştik. Denizi çok kötüydü fakat diğer herşeyi mükemmeldi diyebilirim. Birden canım yaz, güneş, kum, deniz, sorgusuzca yemek içmek, tatil, voyage çekti. Belki yanımda bir kaç aylık bir bebekle kaçarım oralara belli mi olur :)
2 Şubat 2012 Perşembe
Kar tatili...
Uzun bir kar tatili hediye ettim kendime. Kamu kuruluşunda çalışan hamilelere ve engellilere izin verildi. Ben özel sektçrde çalştığım için hamile sınıfına giremedim ve yıllık iznimden kullandım. Keşke sorumlulukları olmasa da insanın, cam önünde kahvesini yudumlarken kitabını huzurla okusa ama işte giden kendi izninden bile olsa, yani bedelini ödesende garip hissediyor insan kendini, huzursuz oluyor diğer tarafta işler beklerken.
Allahtan Bibi'de beni yalnız bırakmadı. O da gitmedi işe. Evden götürmeye, yönetmeye çalıştı. Beraber yemekler yaptık tv seyrettik, bazen iş yaptık. Ama şunu söylemeliyim ki evde vakit daha hızlı geçiyor. Kalkıp kahvaltı edip etrafı toparlayıp çayımı koyuyorum, biraz sonra öğlen tatili oluyor. Öğlen yemek ye, biraz uzan, tv seyret, bi de yemek yap hop mesai bitmiş. Yemeği ısıt sofrayı hazırla, servis geçti. Yemeği ye, bulaşıkları kaldır, çay koy, dizi başlasın, elma ve mozaik pasta partisi, gene çay koy, çıkan bulaşıkları makinaya kaldır, aaaa dizinin son sahnesi. Hazırlan ve yat. Gerçekten evdeyken su gibi akıp gidiyor zaman.
Bu arada çeşitli tarifler denemedim değil tabi :) Öncelikle buzluğa konulacak ve misafir geldiğinde hopp çıkartılıp ısıtılacak bişeyler arıyordum kendime. Havuçlu kek yaptım. İnanılmaz güzel oldu ve ilk defa bir kek bu kadar çok kabardı :) Birazını bize ayırıp geri kalanını buzluğa attım. Tarifi burda...
Yetmedi mozaik pasta yaptım. Onun da tarifi bu...Üstünün sosunu yapmıyorum ben. Her akşam düzenli olarak kesilip yeniliyor pek stokluk olamadı yani.
Mayalı poğaça yapayım dedim ama tarifi yanlış aldığımdan tüm malzemeler helak oldu. Tepsi böreği yapayım dedim ama o da olmadı. Üstü pişti altı pişmedi. Tepsi böreği tarifi versenize bana :)
Başka neler yapılıp atılabilir dolaba bilmiyorum. Öykücü bu konuda uzman aslında. Hele ki son yazılarından biri benim için ilerde çok faydalı olacak.
Bu evde oturma maceramda hiç kitap okuyamadım. Sanırım son aldığım "Uyuyana kadar" kitabının sıkıcılığı bunda etkili oldu. Puzzle yaptım biraz. 10 parçanın terini bulabildim yaşasın. Ama en güzeli elektrikçiyi çağırıp eve resimleri ve rafları astırtmak oldu. Taşınalı 1,5 ay oldu ama hiç fırsatımız olmamaıştı. Kar tatilini fırsat bilip eve asılacakları astırdık. Hep hayalini kurduğum duvar sonunda yaşam buldu....
Dedemin Kore Savaşı'ndan kalma kılıcı, bir başka zaman Amerika'ya gidip eğitim verdiği için kendisine verilmiş olan teşekkür belgesi ve Bibi'nin dedesinin köstekli saati. Bu duvarı hatıralar ve büyüklerimiz duvarı yapmayı planlıyorum. Anneannelerin, babaannelerin, dedelerin teker teker fotoğraflarını çerçevelettirip bu duvara asacağım.
Bu kadar işi hallettikten ve süper dinlendikten sonta da bugün eve işe döndüm fakat istanbul'u kuvvatli bir yağış bekliyor söylentileri dolaşıyor. Umarım akşam evime rahat rahat dönebilirim.
Son bişey daha, evin keyfi, işten eve gelince daha güzel. Tüm gün evde oturunca değil :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

